19 Tem 2026 15:52

İran'ın direnişi düşmanın hesaplarını altüst etti

İran'ın direnişi düşmanın hesaplarını altüst etti

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi, “Düşman, stratejik bir yanılgıya düşerek İran’ın direniş kapasitesini öngöremedi” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi, konuk olduğu "Savaşın Hikayesi" adlı TV programında gündemdeki konuları değerlendirdi.

Müzakere süreci

Müzakere sürecinde gerçekleşen saldırıların müzakerecilerin elini zayıflatıp zayıflatmadığına dair bir soruya yanıt veren Erakçi, "Biz burada kişisel itibarımız veya siyasi geleceğimiz için çalışmıyoruz. Bazıları sadece kendi itibarlarını düşünerek kararlar alabilir ancak ben böyle bir yaklaşımı vatana ihanet olarak görüyorum" dedi.

Erakçi, İran’ın müzakere süreçlerini kurumsallaştırdığını belirterek, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi bünyesinde kurulan ve daha sonra "6’lı Komite" olarak adlandırılan yapının önemine değindi. Erakçi, bu komitenin Şehit Şemhani ve ardından Şehit Laricani dönemlerindeki işleyişine dikkat çekerek, tüm müzakere süreçlerinin bu kurulun onayıyla yürütüldüğünü ve kararların doğrudan devletin en üst düzey stratejileriyle uyumlu olduğunu vurguladı.

"Savaşın hedefi İran'ın caydırıcılığını kırmaktı”

İran'ın nükleer tesislerinin uğradığı zarara rağmen uranyum zenginleştirmenin durdurulması yönündeki baskılara boyun eğmediklerini kaydeded Dışişleri Bakanı, "Nükleer tesislerimiz zarar görmüştü, pratikte zorunlu bir askıya alma süreci içindeydik. Ancak düşmanın zenginleştirmenin durdurulması yönündeki dayatmasını reddetmekle görevliydik. Eğer bunu kabul etseydik, savaşın ötesinde çok daha ağır bir yıkım yaşardık; zira ülkenin onurunu satmış olurduk" dedi.

Erakçi, "Trump ve Netanyahu dönemi geçene kadar geçici bir askıya alma kabul edilemez miydi?" sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi:

"Kararı ben veya siz vermiyoruz. Eğer bunu kabul etseydik, düşmana savaş yoluyla hedeflerine ulaşabileceği mesajını verir ve bu durumu onlar için bir modele dönüştürürdük. Asıl yenilgi tesislerin yok edilmesi değil, bu teslimiyetin yaşanması olurdu."

"İran bir süper güç olarak masaya oturdu"

Netanyahu’nun İran İslam Cumhuriyeti’ni yok etme hedefiyle Trump’ı savaşa sürüklediğini savunan Erakçi, sürecin geldiği noktayı şöyle özetledi:

"Düşman, kayıtsız şartsız teslimiyet talebiyle yola çıktı ancak nihayetinde İran ile bir mutabakat zaptı imzalamak zorunda kaldı. Bu, İran’ın bir süper güç olarak ABD karşısında masaya oturduğunu ve bu ülkeyi İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine saygı duymaya zorladığını gösteriyor."

İranlı Bakan, karşı tarafın nükleer müzakerelerde istediklerini alamayınca askeri seçeneğe yöneldiğini belirtti. "12 Günlük Savaş" sonrasında düşmanın İran'ın direnişini öngöremediğini ve bir "yanlış hesaplama" içine girdiğini ifade eden Erakçi, "Her şey, İran'ın zayıfladığı varsayımıyla başladı. Bölgesel caydırıcılığını kaybettiği düşüncesiyle İran'ı nükleer caydırıcılığa itecek bir senaryo çizdiler" değerlendirmesinde bulundu.

Erakçi, savaşın kendi yönetiminde olmadığını, karşı tarafın İran'ın hedeflerine ulaşmak için başlattığı bir hamle olduğunu vurgulayarak, İran'ın tüm çabasının "savaşın yönünü barışçıl mecralara çekmek" üzerine kurulu olduğunu sözlerine ekledi.
 

News ID 1937589

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha